İlaç Lojistiği Makalesi / Atilla Yıldıztekin

Atilla Yildiztekin Ilac Lojistigi Makalesi
 
@Atilla yildiztekin
atilla-yildiztekin2
İLAÇ LOJİSTİĞİ
Sosyal güvenlik kapsamı içinde kalan kişilerin pek fark etmediği bir gider kalemidir ilaçlar. Yaşamımızda ilaca ne kadar çok para ödediğimizi ancak sigorta kapsamı dışında kalınca fark ediyoruz. Kapsam içinde kalınca da sağlık primleri için ödediğimiz miktarın büyük bölümünün sigorta şirketlerince, ilaç için harcandığını düşündüğümüzde toplam tüketim yelpazemizde ilacın ne kadar önemli bir pay almakta olduğunu anlayabiliyoruz.
Geçmişin tedavi ve doğal ilaç merkezi olan ülkemiz 2013 rakamlarına göre 4.5 milyar dolarını ilaç ithalatına ödeyen, İhracatı ithalatının onda birini karşılayan bir ülke haline gelmiştir. İlaçları kutulanmış vaziyette ithal ettiğimiz kadar yüzden fazla yerli ilaç üreticisinin de gerçekte yaptığının dışarıdan gelen hammaddenin tablete dönüştürülmesi olduğu bilinmektedir.
Toplam pazarın 10 milyar doları aştığı, son yıllarda hızla büyüyen bu sektör lojistikçiler için de önemle takip edilmektedir. İlaç sektörü ürünün insan sağlığını doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle Sağlık Bakanlığının denetimine tabi olmaktadır. Hammadde ithalatından başlayarak üretimine, depolanmasına ve dağıtımına ve tüketiciye satışına kadar ürünlerin hangi şartlarda taşınacağı ve depolanacağı  yönetmeliklerle belirlenmiş ve denetimlerle kontrol altına alınmıştır.
Üretim süreci dışında kalan tedarik zinciri süreçleri içinde hammadde lojistiği kolaydır. Denetimler sadece ürün kontrolü konusunda yapılmaktadır. Üretimden sonraki dağıtım sürecinde ise kontrol kuralları işlemeye başlamaktadır. Ülkemizde ilaç dağıtımının büyük bir kısmı adına Ecza Deposu denilen kuruluşlar tarafından yapılmaktadır. Bu kuruluşlar ilaçları üreticilerden satın alan ve eczanelere dağıtımını yapan bir toptancı ve lojistik firma kapsamında çalışmaktadırlar. Kağıt üzerinde depolama, toptan dağıtım, perakende dağıtım yaparken gerçekte üretici firmalar adına distribütör şeklinde ürünü satın alıp tekrar satış yapan bir yapıya sahiptirler.
Yüzlerce, binlerce araçla ilaç ve tıbbi ürünleri kendilerinin yönettiği bölge depoları kanalı ile hastanelere veya eczanelere ulaştırmaktadırlar. Dağıtım ağı bilgi işlem ve iletişim alt yapılarını tamamlamışlar ve tüketim noktalarıyla kurulan online bağlantılarla ilaçların en kısa zamanda teminini gerçekleştirmektedirler.
Ecza depolarının bu hizmetlerinin dışında kalan hizmetlerinde, ürünlerin ecza depolarına ulaştırma işlemlerinde Mümessil Ecza deposu diye tanımlanan yönetimi kısmen ilaç üreticisinde veya ithalatçısında olan dağıtım merkezleri de devrede olmaktadır. Lojistik firmalar da bu sektöre satın alıp dağıtan değil, taşıyan, depolayan ve Ecza depolarına ilaç sevk eden yapılar haline gelmiştir.
İlaçların üretim noktasından tüketim noktasına kadar olabildiğince temiz bir ortamda taşınması için Sağlık Bakanlığının her tip ecza depolarında uygulamaya çalıştığı kontrol taşıma sırasında kırılmaktadır. Özel araçlarla taşınması gereken ilaçlar hala ambarlarda parsiyel yük olarak tozun toprağın içinde taşınmakta, Kargo şirketlerinde her ne kadar aktarma istasyonuna kadar içi temizlenmiş araçlarla da taşınsa da daha sonra diğer yüklerle konsolide olmakta ve temiz taşıma şartlarının dışına çıkmaktadır.
İçinde ilaç taşıyan araçlar bu yükün yanında kolileri kirletecek başka yük almamalıdırlar. Bu sayede hava kilitli giriş ve çıkış kapılarıyla, içerisi yaz kış ısı kontrollü, çalışanların özel elbiseler giydiği, ortamın neminin sürekli ölçüldüğü, çalışanların temizlik konusunda eğitildiği periyodik sağlık kontrolünden geçtiği ecza depolarında korunan ilaçlar taşıma sırasında dış dünyanın her türlü tehdidi ile karşı karşıya kalacaklardır.
Sağlık bakanlığımızın ulaştırma bakanlığı ile birlikte yeni bir yönetmelik hazırlayarak ilaç taşımasının da aynı üretimi ve depolanması gibi hizmet şartlarını belirlemesi ve kontrol mekanizmasını kurmasında yarar vardır. İlaçlar ve gıdalar gibi insan sağlığını etkileyebilecek ürünlerin sadece üretim ve depolamada değil tedarik zincirinin tüm aşamalarında izlenerek, kontrol altında ve temizlik koşullarına uygun olarak taşınması gerekmektedir.
Bir zincirin kalitesi en zayıf halkanın kalitesi kadardır. Temizliği de öyle. Bütünü kontrol edemezsek Nasrettin Hoca’nın türbesine dönecektir. Duvarı olmayan bir binanın kapısına kilit vurmaktan farkı kalmayacaktır.
Atilla Yıldıztekin
atilla@yildiztekin.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *